Bundan tam 102 yıl önce 24 Temmuz 1908’de Gazete sahipleri zamanın padişahı Abdülhamit’in 30 yıldır sürdürdüğü sansür uygulamasına karşı çıkmışlar ve gazetelerin baskı kalıplarını sansür kuruluna vermeyi reddetmişlerdir.
Gazete sahiplerinin bu başkaldırışı basın camiasında "bayram" adıyla kutlanmaktadır.
Sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz günü, Cumhuriyet’in ilanından sonra 1931’de kabul edilen yasa ile “Basın Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı. Yıllarca bayram olarak kutladığımız 24 Temmuzlar, medyaya getirilen kısıtlamalar, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller dolayısıyla tıpkı “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı” gibi bayram olma niteliğini kaybederek, “Gazeteciler Günü” olarak anılır hale geldi.
Diğer taraftan Karabük’te son aylarda yaşananlar nedeniyle bizlerin bugünü bayram diye kutlaması ne derece doğrudur. Karabük’te sıkıntılı günler yaşanmaktadır.
Karabük halkının gözü, kulağı ve sesi olarak her zaman özveride bulunduğumuzu Karabük halkı çok iyi bilmektedir.
Karabük Basını her zaman olduğu gibi, Karabük halkının yanındadır.
Ayrıca ülke gündemindeki gelişmelerde görüşülmüştür ki, herkesin rahatlıkla dinlendiği ve haberleşme özgürlüğünün ortadan kalktığı bir ortamda sansür 102 yıl sonra geri mi geldi endişesini taşımaktayız.
Özgür basın bir Milletin onurudur. Basın aslında yerinde kullanılırsa büyük bir güç, büyük bir silahtır.
Bu gücü bizi yönetenlerin istediği yönde değil, toplumun yararına kullanacağımızı ve gizli baskılara boyun eğmeyeceğimizi herkesin bilmesini istiyoruz.
Her ne kadar zor şartlar altında çalışsa da Gazetecilik Onurunu ayaklar altına almayan meslektaşlarımızın Gazeteciler Bayramını kutlar, başarılarının devamını dilerim. Saygılarımızla
Atilla KARAARSLAN
Karabük Gazeteciler Cemiyet Başkanı